Kamuda çalışan yaklaşık 900 bin taşeron işçisi 2018 yılında kadroya alındı. KİT’lerde ve diğer bazı
kurumlarda çalışan yaklaşık 70 bin taşeron işçisi ise kapsam dışı kaldı. Kapsam dışındaki taşeron işçiler
kadroya alınmayı beklerken, taşeron işçilerin sayısı bu süreçte ikiye katlandı. Kamu İktisadi Teşebbüsleri
Taşeron İşçileri Derneği, taşeron işçilerin kadroya alınmasını istedi.
Türkiye yıllarca taşeron işçi sorununu tartıştı. Kamu kurumlarında ve yerel yönetimlerde çalışan yaklaşık
900 bin kişinin 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 2018 yılında kadroya alınmasıyla sorun
büyük ölçüde çözüldü. Ancak, KİT’lerde ve diğer bazı kamu kurumlarında, danışmanlık – yapım işi – çağrı
merkezi gibi işlerde, özel bütçeli kuruluşlarda ve belediye iktisadi teşekküllerinde çalışan yaklaşık 70 bin
taşeron işçisi kapsam dışı kaldı. Taşeron işçilerin sayısı 2018 yılından sonra artmaya devam etti. Şu an
yaklaşık 138 bin dolayında olduğu tahmin ediliyor.
2018 yılında 696 Sayılı KHK kapsamındaki taşeron işçileri kadroya alınırken kapsam dışında kalan
KİT’lerdeki ve diğer kuruluşlardaki taşeron işçilerinin kadroya alınması için de çalışma yapılacağı belirtildi.
TÜRK – İŞ ve HAK – İŞ konuyu sürekli gündemde tuttular. İki konfederasyon 2021 yılında kamu işçileri
toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde konuyla ilgili ortak teklif verdi. 2023 – 2024 yıllarını kapsayan Kamu
Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolüne ise kapsam dışında kalan taşeron işçilerin daimi
kadroya alınacağına dair hüküm konuldu.
TÜRK – İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, sözleşmeli personelin kadroya alındığı 2023 yılı mart ayında
yaptığı açıklamada, bundan sonraki esas işlerinin KİT’ler başta olmak üzere bütün taşeronların
meselesinin çözülmesi olduğunu, bu konudaki taleplerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat
Bilgin’e anlattıklarını söyledi.
Vedat Bilgin de yine o dönemde yaptığı açıklamada yeni Meclis’in ilk gündem maddelerinden birinin
taşeron işçilere yönelik olacağını belirtti. Bilgin, “KİT’lerde 80 bin civarında taşeron işçi vardı. Şimdi
sayıları 100 bin civarında. Bazı kuruluşların yeniden taşeron işçiliğine müracaat etmesi sonucu sayıları
arttı. Bu sorunu da çözeceğimizin sözünü verdik. Çalışmalarımızın büyük kısmını tamamladık” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise 7 Ağustos 2023 tarihinde CHP’li Adnan Beker’in soru
önergesine verdiği cevapta, “2023-2024 yıllarını kapsayan Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma
Protokolünde yer alan 696 sayılı KHK kapsamı dışında bırakılan kamu taşeron işçilerinin daimi kadroya
geçirilmesi maddesi uyarınca 696 sayılı KHK kapsamı dışında bırakılan alt işveren işçilerinin kamu kurum
ve kuruluşlarında istihdam edilmesi ile ilgili çalışmalara devam edilmektedir” dedi.
“TAŞERON SİSTEMİ MODERN KÖLELİK”
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Taşeron İşçileri Derneği yönetimi konuyla ilgili bu hafta Ankara’da çeşitli
görüşmeler gerçekleştirdiler. Genel Sekreter İbrahim Tatlı ile Genel Başkan Yardımcıları Volkan Tekin,
Ömer Faruk Albayrak ve Selim Ülger’den oluşan yönetim kurulu üyeleri, Habertürk’ü de ziyaret ederek
taleplerini dile getirdiler. Yaklaşık 138 bin taşeron işçisinin 100 bine yakın kısmı KİT’lerde çalışıyor.
Dernek yöneticileri çalıştıkları kurumlarda özlük haklarının yok denecek kadar az veya çok kısıtlı
olduğunu, buna karşılık sürekli işten çıkarma gibi tehdit, baskı ve mobbingle karşılaştıklarını belirttiler.
Taşeron sistemini “modern kölelik” olarak adlandırdılar. Çalışma hayatının en temel prensiplerinden olan
eşit işe eşit ücret ilkesine uyulmadığını, aynı işi yapan kadrolu çalışan ile aralarında bir kat fark
bulunduğunu belirten dernek yönetim kurulu üyeleri, şöyle dedi:
“Tek talebimiz Türkiye yüzyılına yakışmayan taşeron çalıştırma biçiminden ivedi vazgeçilmesidir. Türkiye
Cumhuriyeti Anayasası, 4857 Sayılı İş Kanunu ve diğer yasalarda belirtildiği üzere eşit işe eşit hak ilkesi ile
taşeron sistemine son verilmesini talep ediyoruz. 696 Sayılı KHK ile belirlenmiş tüm nitelikleri taşımamıza
rağmen sadece KİT’lerde çalıştığımız için mahrum bırakıldık. Kadro hakkımızı 90 bin ailenin geleceği,
huzuru, refahı, çalışanlarımızın iş barışının sağlanması, çalıştıkları iş yerinde ikincil insan muamelesi
görmemesi için istiyoruz.”
Dernek yönetim kurulu üyeleri taşeron işçileri olarak yaşadıkları ayrımcılıklardan yakındı. Kadrolu işçi
banka promosyonu alırken kendilerinin alamadığını, yaptıkları işten dolayı ortaya çıkan zarar kadrolu
işçiden tazmin edilmezken kendilerine rücu edildiğini, kadrolu işçi servis kullanırken, taşeron işçilere ya
hiç servis verilmediğini, servis verilen az sayıda kurumda ise ikinci sınıf insan muamelesine tabi
tutulduklarını, servisin arka taraflarına oturduklarını, yemek yardımlarının üç yılda bir arttığını, iş yerinde
çıkan yemekler için ceplerinden ayrıca para ödemek zorunda kaldıklarını, kurum misafirhanelerinden
personel olarak yararlanamadıklarını anlattılar.
Görüşmeye gelen yönetim kurulu üyeleri arasında 18, 20, 25 yıldır taşeron olarak aynı KİT’te çalışanlar
bulunuyor. Hiçbir iş güvenceleri olmamasından yakınan üyeler, kaderlerinin amirlerinin iki dudağı
arasında olduğunu, her sabah işe gelirken işten çıkartılma korkusu yaşadıklarını söylediler.
ON BİNLERCE AİLE ÇÖZÜM BEKLİYOR
Hükümet 2018 yılında taşeron işçi sorununa neşter vurdu. Kamu kurumlarında taşeron işçi sorununu
büyük ölçüde sona erdirdi. KİT’ler ve geri kalan diğer kurumlardaki taşeron işçilerin kadroya alınmasıyla
da on binlerce aile gelecek korkusundan kurtularak, kendini daha güvende hissedecek.