Vergi ve prim borcuna yapılandırma var mı?

Vergi ve prim borçları için yapılandırma kanunu çıkmasını isteyenlerin beklentisi şimdilik boşa çıktı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Habertürk TV – BloombergHT yayınında kesinlikle
olmayacağını açıkladığı “vergi ve prim affı” kapısı kapanıyor. Vergi ve prim borcu olanlara yapılandırma
kanunu yerine tecil kolaylığı getiriliyor.
Vergi ve prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkin en son 2023 yılında kanun çıkartıldı. Borçların
yapılandırılması için iş dünyasından sık sık talepler geliyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu
Başkanı Bendevi Palandöken en son mart ayında yaptığı açıklamada, esnafın vergi ve prim borcunu
ödeyemediğini belirterek yapılandırma kanunu talep etti. Yapılandırmanın bir af olarak
değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Palandöken, yapılandırma uygulamalarının hem ekonomiye
hem de kamu gelirlerine katkı sunduğunu, son yapılandırma ile devletin 156 milyar lira tahsilat
sağladığını ifade etti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek geçen ay Habertürk TV ve BloombergHT’nin ortak yayınında
Açıl Sezen’in borçların yapılandırılması taleplerine ilişkin sorusunu şöyle yanıtladı:
“Zora düşen şirketlerimiz defterdarlıklarımıza başvururlarsa her türlü kolaylığı, taksitlendirmeyi
yapıyoruz. Yapılandırmadan maksat, ‘Benim nakit akışımda geçici bir sorun var, ben bir zorluk yaşıyorum,
bana taksit yapar mısınız?’ anlamındaysa, bu zaten var, kalıcı. Şu anda kalıcı bir yapılandırma sistemini
biz kurduk. Vergi affı niteliğinde bir yapılandırma arayışıysa asla. Çok net.”
Bakan Şimşek söz konusu yayında yapılandırma bekleyen mükelleflerin, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan tecil imkanından yararlanmaları gerektiğini vurguladı.
AK Parti milletvekillerinin imzasıyla önceki gün TBMM Başkanlığına sunulan varlık barışıyla ilgili kanun
teklifinde ise borçların tecili konusunda iki önemli düzenleme öngörüldü. Kanuna göre tecil başvurusu
kabul edilen mükelleflerin borçları azami 36 aya kadar taksitlendiriliyor. Teklif ile taksitlendirme süresi 72
aya çıkartılıyor.
Kanun, 50 bin liraya kadar borçların teminat gösterilmeden tecil edilmesine olanak sağlıyor.
Cumhurbaşkanı kararı ile bu tutar 9 Temmuz 2025 tarihinde 250 bin liraya çıkartıldı. Kanun teklifi ise 1
milyon liraya kadar olan borçların teminat aranmaksızın tecil edilmesini düzenliyor.
TECİL UYGULAMASININ YAPILANDIRMADAN FARKI NE?
Vergi ya da prim borcu olan mükelleflere, her ay gecikme zammı uygulanıyor. Gecikme zammı oranı
yıllara göre değişiyor. Kasım 2025 tarihinden bu yana gecikme zammı aylık yüzde 3,7, yıllık yüzde 44,4
olarak uygulanıyor. Tecil başvurusunda bulunan mükellef, borcun anaparası ve gecikme zammının yanı
sıra tecil süresinin bitimine kadar aylık yüzde 3,25, yıllık yüzde 39 oranında tecil faizi de ödüyor.
Yapılandırma kanunlarında da borç anaparası alınıyor. Ancak, gecikme zammının yerine enflasyona göre
hesaplama yapılıyor ve hesaplanan tutardan indirim yapılıyor. Taksitle ödenmesi halinde de önemli
kolaylık sağlanıyor.
Örneğin en son 2023 yılında çıkartılan yapılandırma kanununda gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE oranı esas
alındı ve enflasyonun yüksek olduğu 1 Kasım 2016 tarihinden sonraki dönem için ise aylık enflasyon

yüzde 0,75 olarak kabul edildi. Ödemeyi 36 taksitte yapanların borcu 1,27 ile çarpılarak 36’ya bölündü.
Yani 36 taksit için yıllık değil, toplam yüzde 27 oranında faiz uygulandı.
Yapılandırma kanunundan faydalanan mükelleflere önemli kolaylık sağlanıyor.
TECİL İÇİN ÖDEME GÜÇLÜĞÜ KOŞULU
Yapılandırma kanunu, tüm mükelleflerin vergi ve prim borçlarını yapılandırmalarına olanak sağlıyor.
6183 Sayılı Kanunun 48’inci maddesinde düzenlenen tecil hükmünden yararlanabilmek için ise “Amme
borcunun vadesinde ödenmesinin veya haczin tatbikinin veyahut haczolunmuş malların paraya
çevrilmesinin amme borçlusunu çok zor duruma düşürme” koşulu gerekiyor.
Yapılandırma kanunlarında borç tutarı ne olursa olsun taksit yapılırken hiçbir teminat alınmıyor. Tecil
yapılmak istenildiğinde ise mevcut kanuna göre 250 bin lirayı aşan borçlar için teminat gösteriliyor. Teklif
yasalaştığında ise 1 milyon lirayı aşan borçlar için teminat gösterilmesi gerekecek.
Diğer yandan, her tecil başvurusu kabul edilmiyor. Mükellef, bilançosuna dayanarak yapılan
hesaplamalar sonucu, borcu zamanında ödediğinde ödeme güçlüğüne düşmeyecekse tecil talebi
reddediliyor.
TECİL KOLAYLIĞI SAĞLANABİLİR Mİ?
Kamuoyunda, yapılandırma kanunlarının vergi ve primini düzenli ödeyen mükelleflerin aleyhine
işlediğine, borcunu zamanında ödemeyenlerin ödüllendirildiğine yönelik eleştiriler var.
Ancak, sık sık çıkartılan yapılandırma kanunları dolayısıyla “Nasıl olsa yeni bir kanun çıkar” diyerek
borcunu ödemeyen mükelleflerin sayısı da az değil.
Yapılandırma kanunu yerine mükellefler artık kalıcı şekilde tecil müessesesine yönlendirilecekse en
azından tecil başvurusunda bulunanlarda aranan ödeme güçlüğü hükmünde geçici bir esneklik
sağlanması yararlı olacaktır.

Yazının orijinalini görmek için lütfen tıklayınız