Vergi ve prim borçlarında tecil süresini 36 aydan 72 aya çıkartan kanun TBMM’den geçti. Tecil edilen
borçlara uygulanacak faiz oranları ise Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecek.
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’da değişiklik yapan kanun TBMM Genel
Kurulunda kabul edildi. Kanun, onaylanmak üzere dün Cumhurbaşkanlığına gönderildi.
Kanun, 6183 Sayılı Kanun’un 48. Maddesinde amme alacaklarının teciline ilişkin süreyi 36 aydan 72 aya
çıkarttı. Cumhurbaşkanı Kararı ile 250 bin lira olarak uygulanmakta olan teminatsız borç limiti ise 1
milyon liraya yükseltildi.
Buna göre, 1 milyon liraya kadar olan borçlar teminat alınmaksızın tecil edilebilecek. Bir milyon lirayı
aşan borçlarda ise 1 milyon lirayı aşan kısmın yarısı oranında teminat alınacak. Örneğin, toplam 2 milyon
lira borcu olan mükellefin 1 milyon lirayı aşan borç tutarı 1 milyon lira olduğu için 500 bin lira teminat
alınacak.
HER BİR TAHSİL DAİRESİNDEKİ BORÇ TUTARINA BAKILIYOR
Teminat aranmaksızın tecil uygulamasında her bir tahsil dairesindeki borç tutarına ayrı ayrı bakılıyor.
Örneğin bir mükellefin iki ayrı vergi dairesine ve iki ayrı sosyal güvenlik müdürlüğüne 900’er bin lira vergi
ve prim borcu varsa teminat alınmaksızın tüm borçları tecil edilebiliyor.
Kanunun TBMM’deki görüşmeleri sırasında verilen bilgiye göre, vergi borçlusu mükelleflerin yüzde
98,6’sının borcu 1 milyon liranın altında bulunuyor. Cumhurbaşkanı 1 milyon lira olan tutarı on katına
kadar artırmaya yetkili bulunuyor.
GÖZLER MALİYE’NİN YAPACAĞI DÜZENLEMEDE
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken, tecil faizinin yüzde 39
olduğuna dikkat çekerek, bu faiz oranı ile borcun ödenmesi bir yana faizin bile karşılanamadığını belirtti.
Vergi dairesine ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçların 72 aya bölünmesinin olumlu bir adım gibi
görünse de yüksek faiz nedeniyle ödeme planlarının sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Palandöken,
esnafın rahatlatılması için yeni formüller üretilmesi gerektiğini söyledi.
Mevcut mevzuata göre vergi ya da prim borcu olan mükelleflere, her ay gecikme zammı uygulanıyor.
Gecikme zammı oranı yıllara göre değişiyor. Kasım 2025 tarihinden bu yana gecikme zammı aylık yüzde
3,7, yıllık yüzde 44,4 olarak uygulanıyor. Tecil başvurusunda bulunan mükellef, borcun anaparası ve
gecikme zammının yanı sıra tecil süresinin bitimine kadar aylık yüzde 3,25, yıllık yüzde 39 oranında tecil
faizi de ödüyor.
Ancak, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, faizin hiçbir
şekilde gerçekleşen enflasyonun altında olmayacağını belirtmekle birlikte faiz oranlarında değişiklik
yapılacağı sinyali verdi. Faizsiz ya da enflasyonun altında yapılandırma olmayacağını kaydeden Şimşek,
“Faiz konusunda bakanlığın yetkisi bulunuyor ancak ana ilkemiz değişmeyecek” dedi.
Şimşek, ödeme kabiliyeti zayıflamış, buna rağmen ödeme iradesi bulunan mükellefler için taksitlendirme,
teminat ve faiz konusunda belirli imkanlar sunulabileceğini ifade etti.
TECİLDEN YARARLANMA KOLAYLAŞTIRILACAK MI?
Mevcut tecil müessesesi esnafın ve iş dünyasının beklentilerini karşılamaktan çok uzak bulunuyor.
Yapılandırma kanunlarındaki gibi düşük faiz imkânı bulunmuyor. Yapılandırma kanunlarından borcu olan
her mükellef yararlanabilir iken tecilden yararlanabilmek için gerekli şartların sağlanması gerekiyor.
Yürürlükteki düzenlemeye göre, vergi ve prim borçlarının tecil edilebilmesi için mükellefin borcunu
vadesinde ödemesinin veya haciz konulması ya da haczedilen malların paraya çevrilmesinin borçlu
mükellefi çok zor duruma düşürmesi şartı aranıyor. Bunun için de ilgili kurumlar mükellefin bilançoları
üzerinden değerlendirme yaparak tecil başvurusunu kabul veya reddediyor.
Küçük esnaftan gelen şikayetlerin başında tecil başvurularının kabul edilmemesi geliyor. Başvuranların
çok az kısmının tecil talebinin kabul edildiği belirtiliyor.
Bir başka şikâyet konusu ise tecil süresinin kısalığı. Esnaf, her ne kadar tecil süresi 72 aya kadar uzatılıyor
olsa da mevcut kanundaki 36 ay vadeden yararlananların sayısının bile çok az olmasından yakınıyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığının yapacağı düzenlemede bu konularda nasıl bir kolaylık sağlanacağı merak
ediliyor.